Kendi Kendine Takım OLMAK

Self organize olan ekipleri, belirli bir seviyede karar verme yetkisine sahip olan, aldığı kararları nasıl hayata geçireceğini belirleyen birer takım olarak tanımlayabiliriz.

Çevik olmak için kullanılan ve en popüler araçlardan biri olan Scrum çerçevesinde de takım olmanın ve çalışmasının temelinde de self organize olma durumu karşımıza çıkmaktadır. Pratikte self organize takım olma hali kendini çeşitli uygulamalarda gösterir:

  • Takımlar uyguladıkları süreçleri sahiplenir, hiçbir zaman süreçleri veya araçları suçlamazlar. Çalışmayan bir nokta tespit ettikleri zaman bu noktayı iyileştirirler, değiştirirler. Gerekirse bu değişikliği takım için belirlenen sınırlar çerçevesinde organizasyon seviyesinde de yapabilirler.
  • Takımlar kısa ve uzun vadeli hedeflerini birlikte belirler ve üzerinde mutabık kalırlar. Farklı görüşte olan takım üyeleri olsa bile belirlenen bu hedefe taahhüt eder.
  • Takım üyeleri bir engelle karşılaştığı zaman, bu engelin başkaları tarafından çözülmesini beklemez, yetenekleri ve kapasiteleri ölçüsünde engelin kaldırılması için aksiyon alırlar
  • Takım üyeleri, takım çalışmasını iyileştirmek ve geliştirmek için aksiyon alırlar
  • Takım üyeleri, takım içerisinde anlaşmazlıkları, çatışmaları açıklıkla tespit eder ve bunları çözer

Self organizasyon’un şirket içerisinde etkili ve verimli olabilmesi için aşağıdaki noktaların netleştirilmiş olması gerekiyor:

Ortak Hedef:

Tüm takım üyeleri tarafından üzerinde anlaşılmış hedef olmalıdır. Bu hedef, “şirket stratejisi, ürün vizyonu-roadmap’i, müşteride yarattığı değer-etki” göz önünde bulundurularak belirlenebilir. Bu global hedefe Scrum’da her sprint tanımlanan sprint hedefleri ile aşamalı olarak ulaşılabilir. Ortak hedef olmadan, takım üyelerinin farklı yolları takip etmesi sonucunda takımın amaç ve uyumunu kaybetme olasılığı artar.

Net Tanımlanmış Sorumluluklar:

Scrum’ı baz alacak olursak, Scrum guide’da bu sorumluluklar net olarak tanımlanmış durumda. Organizasyonun bu sorumluluklara saygı göstermesi ve yeterli yetkiyi vermesi gerekiyor. Bunun yanında, takım üyelerinin sorumluluklarını yerine getirebilmesi için bilgi ve becerilere ihtiyacı olabilir. Bilgi ve beceri seviyesinin arttırlması için organizasyonun takım üyelerine yatırım yapması gerekebilir.

Oyun alanı ve sınırlar:

Takımın oyun alanı ve sınırları net olarak belirlenmelidir. Burada Scrum’ın doğasından gelen doğal sınırlamalar bulunuyor. Örnek olarak Time Box, odaklanmayı sağlayan, aciliyet duygusu yaratan, israfı sınırlayan ve riski azaltan sınırları tanımlar. DoD(Bitti) tanımı ise takım için bir işi eksiksiz tamamlanmanın ve kalitesinin sınırlarını tanımlar. Takım minimumda organizasyon seviyesinde tanımlanan “Bitti” tanımını uygulamak durumundadır. Scrum sınırları dışında ise organizasyon, takımın oyun alanını net bir şekilde belirlemeli ve bu sınırları takım ile paylaşmalıdır.

Oyun alanının büyüklüğü, takımın olgunluk seviyesi ve sahip olduğu yetkinliklere göre değişebilir. İyi pratik olarak, aşağıdaki sorular net bir şekilde cevaplanmalı ve takım ile paylaşılmalı:

  • Takım ne tip kararları almak için yetkilidir?
  • Belirli tip kararları alırken kimlere danışmalı ve kimlerle bu kararları paylaşmalı?

Özetle,

  • Belirli bir karar verme yetkisine sahip olan,
  • Belirli vizyonu-hedefi gerçekleştirmek için çalışan,
  • Nasıl çalışacağına ve çalışma yöntemine karar verebilen, sürekli gelişim zihniyetini benimsemiş takımlara kendi kendine organize olan takımlar diyebiliriz.

Yalnız, self organize olmuş takım, her zaman her istedğini yapabilir durumda olan takım demek değildir. Organizasyon takımın çalışma sınırlarını belirlemekten ve sınırlara uyulmasından sorumludur. Bu sebepten belirsizlik ve gerilimin kaosa dönüşmesini engellemek için yeterli sayıda kontrol noktası oluşturur. Bununla birlikte organizasyon, takımın yaratıcılığını ve işbirliğini bozmamak için katı kontrol politikasından kaçınmalıdır. Organizasyon, takımın kendi kendini kontrol edebileceği mekanizmalar oluşturmalıdır.

Levent Taşkıran

Bir Yorum Yazın